5 Mart 2012 Pazartesi

Entrikalı Dolap Komedyası

Herkese günaydınlar...
Pazartesi sendromunu yeni yeni atlatmışken hemen bir post yazma isteğim doğdu.
Çünkü dün akşam çok beğendiğim bir oyuna gittim ve hemen anlatmak istiyorum..

İnsanoğlu kendine ait manevi değerleri maddiyat karşısında saniye geçmeden nasıl çarçabuk terkeder?
Şeytan insanı en zayıf anında kolaycacık yakalayıp ne çabuk aklını karıştırır...
Bi de yetmiyormuş gibi insana yaptırdıklarını öyle güzel süsler öyle güzel anlatır ve işler ki beyinlerimize ,iyi niyetli olduğumuz halde bir anda çok kötü bir insana dönüşebiliriz.
Ya tüketim çılgınlığına ne demeli .
Sosyal medya çıktı çıkalı karşımıza ,beyinlerimize işletilen tüketim sevdasına bir dur diyemeden geçiyor ömrümüz..
Karşımıza çıkan albenili reklamlar karşısında ihtiyacımız olsa da olmasa da hepsini alıp kredi kartlarımızı şişirip durmuyor muyuz?
Sonra da devletten kredi kartı affı bekliyoruz ,ne komik değil mi?
Üstelik ne aldığımıza dönüp bir bakınca bir çoğunun işe yaramadığını ,insanı iyice materyalist ve kapitalist sisteme ittiğini farketmiyor muyuz?
Farkediyoruz ama yine de almaya ,almaya,almaya devam ediyoruz deli gibi ..
Peki zihinlerimizi hurafeleriyle dolduran kitap yazarlarına ne demeli..
Bulduğumuz her kitabı okuyan beyinlerimiz iyice uyuşup her okuduğunu doğru zannetmeye başlamıyor mu?
Bazen alkol almamış bir insanın ,alkol almış ve kendinden geçmiş bir insandan daha mantıksız hareket ettiğine tanık oldunuz mu hiç?
Umut ...Evet ya umutlarımız...
Kahve fallarından çıkmasını beklediğimiz hayallerimiz umutlarımız ne olacak.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki halimiz fallara kaldı artık ..
Ondan medet umar hale geldik.
 Fellik fellik fal baktıracak adam arar duruma düştük..
Kısacık ömrümüzde bizi biz yapan insani değerlerimizi ne kadar kolay yıpratıyoruz..
Oldu mu yaa ,oldu mu şimdi?
İnsan olduğumuzu nasıl farkedeceğiz peki?
Hani nerde sevgimiz ,iyi niyetimiz ,dürüstlüğümüz..
Hepsi puf olup uçtu mu ne ...
İşte bana bütün bunları düşündüren dün akşam izlediğim oyundu.
ENTRİKALI DOLAP KOMEDYASI..
Ağlanacak halimize katıla katıla güldük hep beraber bütün salon ...
Oysaki ne çok mesaj vardı oyunun içerisinde ..
Ne çok nüans saklıydı kahkahalarımızın gerçekliğinde..
Şu kısacık ömrümüzde herşeyi güzel ve doğru yaşamak varken neden hep yanlışı seçerek yaşarız o da ayrı mesele ..
Doğruyu yanlıştan ayırabilecek kudreti bulabilmemiz dileğiyle...
izlemek isteyenler için ...





 Emre Gümüş
Yönetmen: Bayram Tonoğlu
Reji Asistanı: Kadir Çöklü
Oyuncular: kadir çöklü, görkem çetin, gülay tepe, serkan yaşar, esra açkurt, serkan kaya, beriye karabulut, hakDekor Tasarım: emre kaleci
Işık Tasarım: Volkan soylu

"Melek gibi bir insan mısınız, yoksa daha çok şeytana mı uyuyorsunuz Hayır hayır, bu bir moda dergisi testi değil. Oyunumuz bu soruyu küçük bir kenar mahalle evinde soruyor seyircisine.Peki bu soruyla ölü bir kadının ne alakası var Mübeccel mi, o da kim Ya iki hırsız güpegündüz bu evde ne arıyor Eski koca mı Bir de eski koca mı var Hay Allah, bir dolap dönüyor ama...neyse, izleyince çıkar kokusu.Tüm izleyicilerimizi bu kahkahası bol, eğlenceli komediyi paylaşmaya davet ediyoruz.".



10 yorum:

Gurme Şirine dedi ki...

merhaba blogun ilgimi çekti ve seni hemen izlemeye aldım...
sanırım karadenizlisin...
keşanı görünce hoşuma gitti çünkü bende karadenizliyim...
sevgiler...
banada beklerim...

delikızın sandığı dedi ki...

merhabalar..hoşgeldin sefalar getirdin.evet karadenizliyim uşağum daaa :)))
ben trabzonluyum sen nerelisin..
her zaman beklerim bloğuma...
ben de sana gelirim tabi ..:))
sevgiler..

Gurme Şirine dedi ki...

hoşbuldum... canım benim ben doğma büyüme istanbulluyum, aslen trabzonluyum, sonradan olma konyalıyım (eş durumundan) ve istanbuldan yazmaktayım...
trabzonun neresindensin?
ben sürmene baştimar köyünden?
akraba çıkıyormuşuz :)))
merak ettim valla :))

delikızın sandığı dedi ki...

aa ne güzel ben de trabzon beşikdüzü :) ben de babamın öğretmen olmasından dolayı trabzonda büyümedim hep dışarda göçebe idik :)) ama yazları fındık zamanı 2 ay hep ordaydık .
benim eşim de konyalı :)) iimi bayağı ortak noktamız çıktı :))) ben de ankaradayım..
bu arada tariflerin çok güzel ,maaşallah çok beceriklisin belli ..inş. ben de deneme fırsatı bulurum ...

Gurme Şirine dedi ki...

canım benim gerçekten çok ortak noktamız çıktı...
çünkü benim de eşim konyalı :)))
güzel yorumlartın için çook teşekkür ederim...
eminim sende çok hamaratsındır bir trabzonlu olarak dimi yani :))
yüzün bana çok tanıdık geliyor...
belkide tranzonlusun diye kanım ayrı bi ısındı...
canım benim görüşmek üzere sevgilerimi yolluyorum sana ...
sık sık görüşmek umuduyla bu arada kadınlar günümüz kutlu olsun...

delikızın sandığı dedi ki...

evet doğrusu bizim oranın hanımları gerçekten çok hamarat ...
yüzüm niyeyse çok kişiye tanıdık geliyor :))
ama sana hemşehri olduğumuzdan daha bir tanıdık gelmiş olabilir:)))
ben senin bloğunu takip ediyorum zaten merak etme :)
yeni ve değişik şeyleri denemeyi her zaman çok sevmişimdir.
geçen bir iki şey belirlemiştim bloğundan ,ilk fırsatta deneyeceğim:))
ben de seni her zaman beklerim bloğuma ..
senin de kadınlar günün kutlu olsun ..
gerçi ben günlere karşıyım ama :))
her gün bizim günümüz olmalı..
sağlıcakla kal.

Cihan dedi ki...

paylasımlarını takıp edmeye calısıyorum
sevgıler

Cihan dedi ki...

canım benım ...
bır sey dıkkatımı cektı paylasmak ıstedım
1993 te ben kızımı kaybettım
cerrahpasada 6 ay kaldık tedavı sırası trabzon besık duzunde oturan bır aıle geldıııııı
kızlarınla aynı odayı paylastık.
adı ayseydı
esının adı ımamdı
ısıde ımamdı
sonra ben kızımı
onlarda aysesını kaybettıler
6 ay ayseyede kendı kızım gıbı bakmıstım.......
ama sonra bulamadım onları
besıkduzu kucuk yer olmalı
kanserdı ayagını kesmıslerdı
vede o sıra hamıleydı
dogum yaptı benım kızımın ısmını koymuslardı
elıff
duydunmu boyle bır olay?
sevgıler

Gurme Şirine dedi ki...

canım benim bende senin gibi düşünüyorum günlere bende karşıyım bi icat falan sırf milleti gaza getirip hediye alsınlar diye :)))
allah a emanet ol canım görüşürüz...
sevgiler...

delikızın sandığı dedi ki...

sevgili cihan hoşgeldin sefalar getirdin..her zaman bloğuma beklerim ..anlattığın olaya çok üzüldüm .BAŞINIZ SAĞOLSUN.ALLAH MEKANINI CENNET ETSİN İNŞ.Ama ben beşikdüzünde yaşamadım hiç sadece yazdan yaza giderdik.Bir de büyükler birbirlerini tanır biz gençler orda büyümediğimiz için kimseyi tanıma fırsatımız olmuyor.Beşikdüzü küçük görünebilir ama bir sürü köyü var aslında ..İsim soyisim söylersen anneme sorabilirim.Sağlıcakla kal ..
Gurme Şirine ,bu gün icadı tamamen kapitalist sistemin tuzakları bize ,daha fazla nasıl tüketim sağlayabilir ,insanları birşeylere almaya zorlayabilirz diye birileri tarafından kasıtlı icat edilmiş şeyler.Bence biz de bunlara çok fazla prim vermezsek çok iyi olur.Sevgiler