5 Haziran 2012 Salı

3.MİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİMM:))

SEVGİLİ ŞİRİNEM ,
yani http://sirintarifler.blogspot.com/2012/06/8-kez-mimlendim-roportakal.html  bloğunun sahibesi beni mimlemiş..
Bakalım neler yazacağım bu mimde :))
Yazarken onun sorduğu soruları onun rengi olan pembe ile yazdım ,cevaplarımı da benim rengim olan siyah ile:))
ŞİRİNEM dikkatine:))

1- Blog deyince aklına ne geliyor?
Paylaşım alanı geliyor aklıma..
Herkesin kendince ,kendini paylaşmasını anlıyorum ben blog dünyasından..

2- Sence bloglarda en çok neler paylaşılıyor?
Bence en çok ne giydim paylaşılıyor:))

3- Paylaşımda bir sınır olmalı mı?
Duruma göre değişir:))
Ama her zaman özgürlüğün de bir sınır vardır ,çünkü özgürlük başkasını rahatsız etmediğin müddetçe özgürlüktür.
Aklına esen herşeyi yapmak demek değildir .
Çünkü insan sosyal bir varlık ve toplum içerisinde yaşıyor..
Tarzan hayatı yaşasaydı o zaman sınır olmazdı belki ama bu şartlarda her zaman sınır olmalı ..
 4- Sence neyi paylaşırsa bir insan aşırıya kaçmış olur?
Genel ahlak kurallarına aykırı bir takım şeyleri paylaşması bence aşırıya kaçması demektir.

5- Blog yazsaydın ismi ne olurdu ve hangi konularda yazardın?
Yazıyorum zaten yazsaydın diye bişey yok :))
Tabiki http://delikizin-sandigi.blogspot.com/  olurdu ve oldu da :))

6- Benim blog yazarlığım konusunda ne düşünüyorsun?
Gayet iştah açıcı buluyorum:)))

7- Bloğumu takip ediyor musun, itiraf et :)
Hem de nasıl ..
Sabah ,öğle ,akşam ,yemeklerden sonra :))
İlaç gibi ...

8- Bloğuma 10 üzerinden kaç puan verirsin ve gelecek için bana tavsiyelerin ne yönde olur?
10 üzerinden 100000000000000000000000000000000000000000000000 veriyorum...


Kalın sağlıcakla..

29 Mayıs 2012 Salı

BUGÜN NE YESEM POSTU :))

Selam herkese..
Bir süredir annemdeydim o yüzden buralarda yoktum..
Beni merak edip de mesaj atanlara çok teşekkür ediyorum..
Bir süre ara verince yazmak da zor oluyormuş..
Anneme gitmeden önceki gün gittiğim bir mekana götürmek istiyorum sizi .
Aslında bu mekana ben daha önce eşimle de gitmiştim .
Bu sefer de kardeşimle gideyim dedim.
Mekan Ankamall Tahmis Cafe..
Ben waffle ına bayıldım doğrusu tam istediğim tatta idi ,hele de üzerindeki kocamaaaaann dondurmayla bile doyuyor insan:))
Resimlerde ben niye yokum:))
Çünkü mekanı çeyim derken kendimi çekmeyi unutmuşum:))
Artık kareye kardeşim yansıdı :))



IIIMMMMMM..Resmi görünce yine yiyesim geldi valla..Ohhh mis missss:))
Waffle cılar mutlaka burda waffle yiyin derim ben size ..
Tecrübe ile sabit:)))

Sanırım bu gazla eve gelince kendimi yemeğe vurdum ve balık yapayım dedim :))
Waffle sen nelere kadirsin:))


Biz eşimle balığı fırında seviyoruz..
Kızartması hem çok yağlı oluyor insanın midesini alıyor hem de fırında daha sağlıklı oluyor ,daha çok yeniyor ..
Hem de kendi yağıyla suyuyla pişiyor..

Haftada bir mutlaka balık almaya ve yemeye çalışıyoruz eşimle..
Bu sefer palamut ve somon alalım dedik..
Resimdeki palamut ,somon henüz yenmemiş durumdaydı o vakit:)))
Ben yuvarlak büyük borcama  alta bol soğan doğrayıp ,üzerine balıkları yerleştirip ,bol kekik ve baharatla yapıyorum hep balığı.
Özellikle kekik balığa en çok yakışan baharat..
Ben ne yağ döküyorum balğın üzerine ,ne de altına su ..
Borcama güzelce dizdiğim balıkların üzerini aliminyum folyo ile kapatıp veriyorum fırına.
Suyunu yağını salıyor ve kendi yağı ve suyuyla pişiyor..
Hem lezzetli hem sağlıklı oluyor..
Size de tavsiye ederim..

KNORR un fırında tavuk çeşnisine bayılıyorum.
Huyumdur markete gidince değişik harçlar var mı gelmiş mi diye mutlaka bakarım ve eğer değişik bir şey varsa mutlaka denerim ..
Geçen gün markette bu çeşniyi gördüm ,daha önce denediğimden ve çok lezzetli olduğunu bildiğimden hemen tavuk alayım da yapayım dedim ..
İçinde 4 adet tavuk pirzola olan paketimle eve geldim :))
Bu aralar canım patates de çok çekiyordu ..
Bi süredir haşlama tarzında patates yemiyorum.
Fırın poşetinin içine tavukları çeşnileyip koyarken aklıma bir fikir geldi.
Dedimki madem tavuklara harika bir tat verior ,patateslere neden vermesin :))
Hemen patatesleri de küp doğrayıp harca bi güzel buladım ve tavuklarla patatesleri aynı fırın poşetinin içinde attım fırına :))
İşte sonuç ..

İnanılmaz lezzetli ve yumuşacık oldu patatesler..
Elma dilim patates halt etmiş yanında valla ..
Denemeyen varsa mutlaka denesin..
Ben artık patatesi bu harçla pişiririm hep emin olabilirsiniz:)))
Hatta bu aceleye geldi ,bi dahakine fırın poşetinin içine soğan ,biber ,domatesi de harçlayıp koymayı düşünüyorum :))


Canın amma da çok şey çekiyor diyeceksiniz ama bunlar bir haftada canımın çektikleri merak etmeyin öyle bir günde olan şeyler değil :))
Yeni bir kek kalıbı almıştım ve onu denemek istiyordum ..
Keki nasıl kabartıyor merak ediyordum ..
E canım da feci şekilde limonlu kek çekince hemen yapıp fırına atayım dedim fena mı :))
İşte limonlu kekimiz karşınızda:))
Gayet güzel kabarttı kalıbım keki ..
Başarılı bir çalışma idi yani ,kalıbı tebrik ediyorum:))
Artık 2 güne bir elmden düşmez gariban:)))

Efenim yeter artık postumu yazdım ,deşarj oldum:))
Haydin eyvallah:)))))))))))

15 Mayıs 2012 Salı

UYKULU MİM:))))

Kimse beni mimlemiyor dedim.
Şirinem sesimi bi duydu pir duydu sürekli beni mimliyor,mimlekecek yerim kalmadı:))
Şirineme kocaman teşekkürler ederekten postun içeriğine geçiyorum :))
Silmeden aklıma ne gelirse yazmam gerekiyormuş.
Peki ne yapalım başa gelen çekilir:))
Bismillahh..
Çok yorgunum bugün ,resmen işyerinde can çekişiyorum.
Bir uykum var anlatamam.
Şu an bu mimi bile zor yazıyorum uyuklaya uyuklaya:))
Öğlen işyerinin yemekhanesinde yemek yiyeyim dedim yemez olaydım .
Orda ne zaman yemek yesem böyle oluyorum ,kullandıkları yağdan mıdır nedir bir ağırlık çöküyor üzerime tarifi mümkün değil..
Eve gidip kendimi yatağa atmak istiyorum..
Saatler geçmiyor akşam olmuyor..
Bizim bi Mustafa Bey vardı daha önceki işyerimde..
Ayşegül Hanım akşam olsa da gitsek derdi hep sabahtan akşama kadar...:))
O geldi şimdi aklıma:)
AAAAAAAkkkkkkşam olsa da gitsek be yaaa:)))
Bu mim kısa ve öz oldu çünkü daha fazlasına takatim yok :))
Kalın sağlıcakla..




14 Mayıs 2012 Pazartesi

1 ÇİÇEK 2 TATLI :))

Selam selam selaaaaaaaaaaaaammmm...
İki tane tatlı yaptım peşpeşe ama paylaşmak nasip olmadı ..
Çatlardım paylaşmasam o yüzden çatlamadan hemen tatlılara geçeyim kısaca ...
İlki küçüklüğümün en çok sevilen tatlılarından:))
Ben bisküvili pastaları ,tatlıları çok severim ..
Annem de çok yapardı sağolsun.
Evlendikten sonra bi süre yaptım sonra peşini bıraktım bu tip tatlıların:))
Geçenlerde nette gezinirken gözüme takıldı ve bir canım çekti ki anlatamam ..
Hemen yapmam lazımdı ..
Ve kolları sıvadım ..
Anneme çekmiş bir huyum var ,o da hiçbir yemekte pastada ölçü kullanmamam ,herşeyim el kararıdır..
Ama seviyorum bu huyumu ,öyle ölçü yettimi tuttumu tutmadı mı derdim yok ,göz kararı koydum mu tamamdır.
Anacığım sağolsun ondan bana geçen en güzel şeylerden biri bu sanırım:)))
Yalnız sizin için ölçülü yazıyorum dikkattttt:))))
Gelelim tatlıya ..
Mozaik pasta tabiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii kiiiiiiiiiiiiii:))
Diyeceksiniz ki bu da pasta mı :))
Bunun ölçüye ne ihtiyacı var :))
Evet haklısnız ama olsun belki yeni evlenmiş bir arkadaş vardır hemen yapıverir belli mi olur:)))))
Hem aslında ben tarif vermeyi sevmiyorum uzun iş geliyor :))) 
Ama postu yazarken bugün iki tane pasta yaptım resimleri de altta buyrun bakın diyememya:))
Mecbur tarifleri de paylaşmak şart oluyor:))

Malzemeler
350 gr ( 2 paket  ) ülker petibör sade
1 adet DR OTKER çikolata sosu
2 bardak süt
100 gr tereyağı
Hindistan cevizi

Ben bu pastayı daha acımsı sevdiğim için şeker katmıyorum .
Çünkü zaten bisküvide şeker var iyice tatlı olmasını istemiyorum ..
Önce süt ve çikolata sosunu kısık ateşte pişirip sonra tereyağını ekliyoruz ..
Biraz ılımaya bırakıyoruz ,soğumayacak ama soğursa çok katı olur bisküvi ile bütünleşmez.
Bu sos biraz cıvık olacak çünkü bisküvi ile katılaşıyor zaten..
Bisküvileri güzelce kırıyoruz üzerine sosu döküp elimizle iyice yoğuruyoruz..
Streç filmin üzerine dikdörtgen şekli verip streç filmle iyice kaplıyoruz .
Üzerine hindistan cevizi döküp buzlukta yarım saat donduruyoruz ,işte pastamız hazııııııııııııııırrrr....
Gelelim diğer tatlıya ..
Bu tatlıyı ben uydurdum valla:)
Benzerleri var ama ben kendimce bişey yapmaya çalıştım:)))
Tatlımızın adı kedi dili bisküvili delikız pastası:)))
Malzemeler
1 paket kedi dili bisküvi
1 adet Dr OTKER Kaymak tadında krem şanti
1 paker Dr OTKER çikolatalı puding
Hindistan cevizi
Efenim şimdi bu da şöyle oluyor
Kedi dili bisküvileri sütle ıslatıp tatlıyı yapacağımız kaba yerleştiriyoruz güzelce.
Ben borcam kullanıyorum genelde..
Alta bir sıra kedi dili yerleştiriyoruz ..
Üzerine kaymak tadında krem şantimizi süt ile hazırlayıp döküyoruz..
Üzerine bir sıra daha kedi dilimizi sütle ıslatıp yerleştiriyoruz..
En üste de çikolatalı pudingimizi yapıp güzelce üzerini döşüyoruz.
Üzerine de hindistan cevizi tabi ki ..
İşte pastamız hazırrrr:)))


 Ben pastayı hazırlarken biricik eşim de dışarı meyve almaya gitmişti .
Gelirken de eli boş gelmemiş bana çiçek almış.
Böyle ani süprizlerini çok ama çok seviyorum .
Kapıda bi elinde meyve poşetleri bi elinde çiçekle görmek daha da başka bir hoşuma gitti .
Genelde gül alırdı ama bu sefer rengarenk almış ve ben böyle daha çok seviyorum aslında ...
İçim açıldı görünce..
Ev zaten kurttuğum çiçeklerimle dolu.
Kurumuş çiçeği çok seviyorum ,dökülüyor filan ama bambaşka bir asaleti var kurumuş çiçeklerin ..
Ben sonbahar insanıyımya ondan da olabilir:))
Kurumuş çiçek ,yaprak hastasıyım :))
Biriciğim iyi ki varsın ,iyi ki benimsin....
Postu bitirmek de kötü be yaaaa..
Hüzünlendim birden:))
Sayfalar dolusu yazasım geliyor bazen buraya ama herşeyin bir sonu var elbet:))
Kalın sağlıcakla....

11 Mayıs 2012 Cuma

2.MİM :))

Ne mimim var ne ödülüm diye Küçük Emrah modundayken ŞİRİNEM den bir mim geldi kondu bahçeme :))
ŞİRİNEMe teşekkürlerimi bir borç bilerekten mime geçelim artık :))
E cevaplamazsak ayıp olur değil mi :))
Hadi bismillah...

SÜPER KAHRAMANIM KİM?????

TABİİİİ Kİ ROAD RUNNER :))

 Jet hızı olan bir kuş cinsi :))
Hızına yetişebilene aşk olsun ..
Her durumda Coyete'nin elinden kaçmayı başaran devasa zekası olan ROAD RUNNERım bana ne de çok benziyorsun :)))






Ben de bu mimi devrederekten YASEMİNE SORUYORUM ..
SÜPER KAHRAMANIM KİM?????

Kalın sağlıcakla..

KARIŞIK BULAŞIK BİR POST:))

Herkese merhabalar..
Bahar rehaveti midir nedir elim bu aralar hiç klavyeye uzanmak istemedi..
Dolayısıyla 1-2 post birikti ve ben hepsini bir aradan çıkartayım dedim:))
Baharın gelmesi çok güzel ama bir o kadar da mevsim geçişinden dolayı insanda farklı bir ruh haline sebep oluyor ..
Kitap okuyasım bile kaçtı bu aralar bu yüzden ..
Benim gibi gittiği kurslara sadık ( daha doğrusu okul hayatında da bu hep böyle olmuştur ,hep derslere full gelen tek öğrenci idim :)) ) ,tüm derslere eksiksiz katılan biri olarak ,Bir süredir devam ettiğim osmanlıca kursuna bile gidesim gelmiyor bazen...
Hakeza bu haftanın son dersine gitmedim :)) 
Zamanla alışacağız sanırım bahar rehavetine ve günlük yaşama devam etmeye devam edeceğiz :)) ..
Devam etmeye devam etmek :))
Tam bir TÜRKÇE katli mi ,TÜRKÇEyi zanginleştirmek mi bilemedim ama ben böyle cümleleri seviyorum :))
Gelelim postumuzun içeriğine..:))
1 mayısı pazartesi ile birleştirip eşimin memleketi olan KONYAya gittik ..
Aslında cumartesi öğlen çıkacaktık ama eşimin Danimarkadan dönüş uçağı rötar yaptı ve ancak öğlen ANKARAda olabildi .
Biz de akşama doğru çıktık ve o günümüz tamamen heba oldu ..
Ama olsun küçük bir kaçamak ,bir hava alma oldu bizim için...
Ben KONYAya kayınvalidemin  taze sebze ve meyeleri için bi günlüğüne de olsa gitmeye razıyım ..
Herşey öyle taze ki orada iştahım açılıyor herşeyi yiyesim geliyor:))
Burası kayınvalidemin bahçesindeki kiraz ağaçlarının çiçek açmış hali..
ALLAH'IM bu ne güzellik ,bu ne mucizevi birşeydir yaa.!!!!!!.
ALLAH'ı aramak ve bulmak için çok şeye gerek yok ,tabiata bakmak yeterli ..




Gelelim size göstermek istediğim bir iki şeye...
Ben öyle kombin mombin anlamam:))
Yere serip kıyafetleri çekmeyi de sevmem ...
Çünkü her kıyafet herkese yakışmayabilir ..
Önemli olan üzerinde görmektir o kıyafeti..
Ben geçen sene pantolon etek olayını keşfettim ..
Ve bu sene de o sezonu açtım:))
KONYA nın ilçesi olmasına rağmen ,oraya gittiğimde koca ANKARADAN çok daha güzel ve uygun şeyleri o küçük ilçede bulabiliyorum.
Daha doğrusu tam işte aradığım şey bu dediğim şeyler nedense hep orada denk geliyor bana..
Ve bir tane aldıkça diğerini alıyorum derken bi bakmışım dükkanın yarısını almaya niyetlenmişim:))
Bu açıdan da eşimin memleketini çok seviyorum ..
Bir sürü şey çıktı o küçük ilçeyi sevmem için buyrun işte:))
Neyse efendim gelelim pantolon etek olayına:))
Bu pantolon eteklerin ince kumaşlısı ,darı ,bolu ,her çeşidi çıktı..
Ama ben en çok kumaş olanının sevdim ..
Hem bol hem iç göstermiyor hem vucuda aşırı yapışmıyor pantolon gibi değil yani ..
Çok asil ve şık duruyor bence ..
Fiziği düzgün birinde görmüştüm ben de ve resmen aşık olmuştum duruşuna ..
Neyse ben ilçede alışveriş turları atarken bi anda görüverdim bu şaheseri ve yanında da gömleği tabiki..:))
Hemen alıverdim ...
Başka rengi olsa ondan da alacaktım ama her zaman olduğu gibi tekti ve bana denk gelmişti o da :))
Bi süredir iç göstermeyen beyaz dantelli gömlek arıyordum tam cuk oldu valla..
Fotoyu işyerinde çektim idare edin :))
Duruşa bakın ama yaaa ,yok yok aşık oldum ben bu pantolon eteğe:)))
Artık hiç üzerimden çıkmaz bu benim emin olun:))
Zaten KONYA dönüşü ilk iş günü hemen giydim işyerinde de :))
Yalnız o günüm iltifatlarla geçince anladım ki gerçekten öyle aşkla almışım ki demekki o enerji herkese yansımış:))
Bu arada ANKARAda bunun aynısını sormuştum 60 tl demişlerdi ben 30 tlye aldım :))


Bu pançoyu da rastgele almıştım  hem de çok uygun bir fiyata ..
Bi türlü giymek nasip olmamıştı ,sonunda gardrobumda farkettim onu o kadar çok kıyafetin arasından :))
Ve elime geçirdiğim gibi giydim 3-5 gün üst üste:)
Bu konuda takıntılıyımdır:)
Bi şeyi çok seversem çıkarmam üstümden bi süre :))
Pançoyla pantolon etek uyumu da hoşuma gitti ,hem rahat hem de bol ...


Bu çantayı bir alışveriş sitesinden alışveriş çekimle bedavaya almıştım :))
Çanta çok hoşuma gitti ama ekrandakinden daha büyüktü geldiğinde ..
Çok büyük bu çanta ne yapacağım ben şimdi bununla derken ,bi takayım bakalım nasıl olacak dedim :))
Tam da çantamın içini doldurmam gerektiği bir gün kullanmayı denedim ..
İçi dolunca hiç de o kadar kocaman değilmiş onu farkettim :))
Elimde poşet taşımaktansa ,poşete koyacağım şeyleri doldurdum çantaya ,gayet iyi oldu ...

İşte çantayı kullandığım günki halim :))
Bakalım çantamız nasıl durmuş:))



Bu kıyafetin içini göstermeden olur mu hiç :))
Eteğim de yeni alınıp giyilmeyenlerdendi ..:)
E yeni alınıp takılmamışbir çanta ve giyilmemiş bir etek bir araya gelsin istedim fena mı:))
Yalnız aşağıdaki poza dikkat:))
Her zamanki foto çekilmeden önce eşarbın arkasını önünü düzeltirken yakalanma pozu :))



OOOOHHH dünya varmış ...
Postu yazdım ya çok şükür RABBİME :))
Kombin de olmadı mombin de :))
Altına şunu şurdan aldım bunu burdan aldım da yazmıyorum:)
Önemli olan içimden göstermek geldi gösterdim :))
Bu  farklı bir konsept ..
MADE IN AYŞEGÜL :))

Patenti bana ait ona göre :))
MADE IN AYŞEGÜL postlarıyla çok yakında yeniden karşınızda olmak dileğiyle ..
Sağlıcakla kalın ...



20 Nisan 2012 Cuma

BAHAR MANZARALARI ..

Bahar geldi artık..
Heryer açan çiçeklerle ,baharın güzelliğiyle donatılmış durumda..
Biz de kuzunun 23 nisan gösterisinden dönerken öyle çok etkilendik ki bu durumdan ,ben bir kaç foto çekmeden edemedim ..
Ağaçların güzelliği ,çimlerin yeşilliği bir bambaşka ..
Boşuna bahar ayını sevmiyorum ben..
Dünya cennete dönüyor sanki..
Bu postta az konuşup sizi baharın güzellikleriyle başbaşa bırakıyorum buyrun ..:))
.












Hiç yaz gelmesin istemiyorum:))
Hep bahar kalsın ..

23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN :))

Herkese Merhaba..
Biricik kuzucuğun bu hafta 23 nisan kutlamaları vardı ..
23 Nisanda değil 19 Nisanda yapıldı gösterileri..
Kıyafetler alındı ponponlar alındı ,gösteri heyecanla beklendi:))
Kuzunun ilk gösterisi ,ilk heyecanıydı.
Biz ondan daha çok heyecanlıydık ,herşeyin ilki bambaşka olur unutulmazya bizim için de bu gün sanırım hiç unutulmayacak.
Umarım nice kutlamalarını daha görürüz .
Bu tip törenlerde minicik bedenleriyle ne şeker oluyorlar YARABBİM..
Bizim kuzu hiç fotoğraf çekinmekten hoşlanmıyor ,çok sıkılıyor bidiğiniz gibi değil:))
Hele fotoğraf çekinirken gülme , poz verme olayına tamamen karşı:)
Güleceği varsa da inadına gülmüyor :))
Acayip cool bir çocuk anlatamam :)))


Son kontroller yapılıyor ,pisi pisileri giydiriliyor anne ve anneanne tarafından :))
Pisi pisi ne diyeceksiniz tabiki:))
Ayaklarna giydikleri patik :)))



Şunların güzelliğine ,saflığına bir bakar mısınız lütfen..
Kızlar peri kızı erkekler de presn gibiler maaşallah ..
Hep yüzleri gülsün inş.

Ama allem ettim kallem ettim belki 200 tane foto çektim ama kuzunun gülen bir iki karesini yakaladım çok şükür:))






Gösteri çıkışı on bin kere hadi gül dedik ,zoraki bir gülme karesi denk düştü makineye :))



E teyzeyle poz vermeden olur mu hiç :)))



Ve mutlu aile fotosu :)) Kardeşim ve annem :))


Geldik bir 23 nisan postunun daha sonuna :))
Çocuklar melek gibi ,onları izlemek melekleri izlemek gibi ,o kadar huzur verici ....
Kuzumun yeni maceralarıyla karşınızda olacağız bekleyin:)))

11 Nisan 2012 Çarşamba

1 KİTAP 1 FİLM 1 YEMEK :)

ALLAH'IN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN İNŞ..

2 Kitap 2 Yorumdan sonra aklıma bir de 1 kitap 1 film 1 yemek postu yazmak geldi :)
Tam bir sinema filmi adı gibi oldu ama heee:))
Önce kitabımızdan başlayalım her zamanki gibi:)
Bugün iş yerine servisle gelirken bitirmiş olduğum kitabımla tanıştırayım sizi :)

Masonluğun ülkemizdeki tarihçesini mi ararsınız ,Menderes'in idamını mı ? ..
Her daim başımıza bela olan Ermeni çetelerinin bitmek bilmeyen vukuatlarını mı okumak istersiniz, yapılan stratejik hatalarla LOZAN'daki hezimetimizi mi ?..
Ne ararsanız var bu kitapta ..
Yakın tarih hakkında bilmek istediklerinizin bir kısmına ulaşabilirsiniz.
Hakeza bu kitap serinin 2.kitabı ..
Bu seri böyle 6. kitaba kadar gidiyor:)

Filmimize gelinceeeee....


Bu filmi iki hafta önce izlemiştim ama bahsetmek bugüne nasipmiş:))
Kitabını okuyan çok fazla insan var ama ben roman okumadığım için kitabını okumayarak filme gidenlerdenim:))
Filmi FETİH 1453 filminin reklamlarında görmüş ve reklamlardan etkilenerek çok gitmeyi isteyerek gitmiştim:))
Aslında eşim bak bu film iyi değildir benden söylemesi diye ısrar etse de ,ben her zamanki gibi onu dinlemedim :))  ve bir hevesle gitmek istedim :))
Ama ne fragmanlardaki ne de sinema öncesi reklamlarındaki şaşaa dan eser bulamadım..
Film gayet sıradan bir konusu olan ,bazen kopuk ,bazen de gereksiz sahneleri olmasına rağmen vasatın biraz üstünde diyebilirdim..
Kitabı okuyanlar merakla gidip izlemişlerdir ona eminim ama ben pek beğenmedim doğrusu..
Bu kadar sıradan bir konusu olacağını tahmin etmemiştim..
Bir de bu Amerikan filmlerinin bizdeki gibi her mevzunun içine mutlaka bir aşk katmaları bana ayrı bir saçmalık olarak geliyor.
Asıl konudan ve anlatılmak istenenden sapılıyor bence böylece.
Filmler aşksız da bir işe yarayabilir,gişe rekoru kırabilir..
Lütfen filme maydanoz gibi aşk sıkmayın da ağzımızın tadıyla yiyelim dimi ama :))


Geldik yemek bölümüne..
FIRINDA KARNIBAHAR..

Bloğu açtığımdan beri izlediğim bir kaç yemek bloğu var..
Ve akşam evde karnıbahar olduğu için ,bir karnıbahar tarifi denemek istedim:))
Bloğu açtığımdan beridir hep bir sürü tarif denemek istiyorum ilki bugüne nasipmiş..
Gerçekten de blogta tarif edildiği gibiymiş yasemini tebrik ediyorum..
Bazen bazı tarifler tam tutmayabiliyor ya da görüntüsü hoş olmayabiliyor ..
Ama bu tarif blogta gösterildiğinin aynısı ve lezzeti de bir harika..
Değişik ,hoş ve bir o kadar da görüntüsü süslü bir lezzet..
Benim yaptığım şekliyle karşınızda ...
Yasemin tekrar ellerine sağlık ..
Tariflerini deneyeceğime emin olabilirsin:))
Tarif için TIK TIK :))

Herkese bol postlu günler ....
ALLAH'A EMANET OLUN ..


İLK MİMİMMMMMMMMMMMMMM:)))

Amanın o da ne mimlenmişim:))
Bu benim ilk mimin vatana millete hayırlı olsun :))
Bloğu ilk açtığım zamanlarda diğer bloglara göz atarken meşhur mim olayını farkettim.
Mimleyen mimleyene ...:))
Dedim ki ne ola acep bu mimlenme işi :)
Meğer soru cevaplamakmış :))
Beni ilk mimleyen ŞİRİNE me teşekkürlerimi bir borç bilerekten soruların cevabına geçiyorum o vakit:))
1) Yemek olsam ne yemeği olurdum?
 Cevap:Tabiki karnıyarıııııııııııııııııııııııııııık ..


Patlıcanın tüm türevlerini seviyorum ben yaaa..Musakkası ,kebabı ,şakşukası ...
IIIIIMMM .Kim sevmez ki patlıcanı ..:))
Hele bir de fırındayken kokusu tüm apartmana yayılır da herkesin iştahı kabarırya değmeyin o anın verdiği keyfe...:))

2) Müzik aleti olsam hangisi olurdum?


Cevap: Kesinlikle keman olmak isterdim ..
Keman çalmayı bilmiyorum ama en çok sevdiğim müzik aleti..
Bazen hüzünlü ,bazen coşkulu ama asil ve kendinden emin bir sesi var kemanın ..:))
Hüzünlü de çalsa ,coşkulu da çalsa her zaman her insanın ruhuna hitap edebilecek bir enstruman..:)))

3) Araba olsam hangisi olurdum?
Cevap: Sİyah bir lamborghini olurdum .İşte böyle ..

Dünyada çok az kişinin sahip olabilceği ,her türlü gelişime ve değişime açık ,nadide bir parçadır lamborghini..
Uçak gibi hızına ne demeli..:)
Her yere yetişmesi ...
Herkes hayalinde bir lamborghini sahibi olmak ister ama çok az insan ona sahip olabilir..:))

4) Aylardan hangisi olurdum?


Cevap: Doğduğum ay olan Eylül tabiki ..
Ne çok soğuğu severim ne çok sıcağı..
O yüzden yazdan kalma sıcakların devam etttiği ,ama bir yandan da serin günlerin başladığı ,yaprakların sararıp yerlerde uçuştuğu ,çocukluğumuzda yaptığımız sonbahar resimlerindeki gibi rengarenk ağaçlardan oluşan ahengin tadını başka hangi ay verebilir..:))
Zaten profilimde de yazıyorya ,ben bir sonbahar insanıyım diye..
İşte burda da karşıma çıktı :))

5) Ayakkabı olsam hangisi olurdum?

Cevap: CONVERSE ,CONVERSE ,CONVEEEEEEEEEEEEEEEEEEERRSE...
Converse siz çıkmam abi:))))))))))))))))))))))
Ama öyle klasik converse lerden değil ..
Nerde zıttırı pıttırı ,deli dolu bi converse varsa işte onlardan :))
Yani şekil a da ki gibi:))


Var mı onun kadar rahat ,ferah bir ayakkabı modeli daha ..
Her giyenin ayağını ağrıtmadan saatlerce yürütebilecek bir ayakkabı varsa o da converse değil mi :)
Issız adaya düşsem yanımda ilk istediğim eşya kesinlikle converse lerim olurdu....:))))

6) Kıyafet olsam hangisi olurdum?
Cevap:Tasarım harikası bir kıyafet olurdum ..:)))

Özenle seçilmiş renkler ,en bulunmaz kumaşlar ,en özenli dikimler ....
Ve de hayal gücün sınırsızlığının ifadesi.
E tabiki böyle bir kıyafeti diken de onu incitmemek ,üzmemek ,kırmamak ve kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır öyle değil mi :))))

7) Renk olsam hangisi olurdum?
Cevap:Kırmızııııııııııııııııııııııııııııııııı....


Kaç tane kırmızı kıyafetim var bilmiyorum ama bir dükkanda hep elim kırmızıya gidiyor :))
E YAKIŞIYOR da ama ne yapayım:))
Ben yakıştıranların yalancısıyım:))


Sanırım kırmızı dinamikliğin ,canlılığın ,mutluluğun ,azim ve kararlılığın simgesi olduğu için..:))
Dikkat çekiciliği de var ama neyyyyyyse:)))))


8) Hayvan olsam hangisi olurdum?
Cevap:Tavuskuşu...



Soyu tükenmekte olan bir kuştur tavuskuşu :)
İslamda da çok kullanılan bir figürdür..
Bolluk ,mutluluk ve ferahıtemsil eder..


9) Şu an okuduğum kitabın 137. sayfasında neler var?
Türkiyenin Amerika yörüngesine girme sürecini anlatıyor..

Aboooo ne zormuş mimlenmek ..Çok yoruldum kaçıyorum :)))
Hadi kalın sağlıcakla ..