20 Nisan 2012 Cuma

BAHAR MANZARALARI ..

Bahar geldi artık..
Heryer açan çiçeklerle ,baharın güzelliğiyle donatılmış durumda..
Biz de kuzunun 23 nisan gösterisinden dönerken öyle çok etkilendik ki bu durumdan ,ben bir kaç foto çekmeden edemedim ..
Ağaçların güzelliği ,çimlerin yeşilliği bir bambaşka ..
Boşuna bahar ayını sevmiyorum ben..
Dünya cennete dönüyor sanki..
Bu postta az konuşup sizi baharın güzellikleriyle başbaşa bırakıyorum buyrun ..:))
.












Hiç yaz gelmesin istemiyorum:))
Hep bahar kalsın ..

23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN :))

Herkese Merhaba..
Biricik kuzucuğun bu hafta 23 nisan kutlamaları vardı ..
23 Nisanda değil 19 Nisanda yapıldı gösterileri..
Kıyafetler alındı ponponlar alındı ,gösteri heyecanla beklendi:))
Kuzunun ilk gösterisi ,ilk heyecanıydı.
Biz ondan daha çok heyecanlıydık ,herşeyin ilki bambaşka olur unutulmazya bizim için de bu gün sanırım hiç unutulmayacak.
Umarım nice kutlamalarını daha görürüz .
Bu tip törenlerde minicik bedenleriyle ne şeker oluyorlar YARABBİM..
Bizim kuzu hiç fotoğraf çekinmekten hoşlanmıyor ,çok sıkılıyor bidiğiniz gibi değil:))
Hele fotoğraf çekinirken gülme , poz verme olayına tamamen karşı:)
Güleceği varsa da inadına gülmüyor :))
Acayip cool bir çocuk anlatamam :)))


Son kontroller yapılıyor ,pisi pisileri giydiriliyor anne ve anneanne tarafından :))
Pisi pisi ne diyeceksiniz tabiki:))
Ayaklarna giydikleri patik :)))



Şunların güzelliğine ,saflığına bir bakar mısınız lütfen..
Kızlar peri kızı erkekler de presn gibiler maaşallah ..
Hep yüzleri gülsün inş.

Ama allem ettim kallem ettim belki 200 tane foto çektim ama kuzunun gülen bir iki karesini yakaladım çok şükür:))






Gösteri çıkışı on bin kere hadi gül dedik ,zoraki bir gülme karesi denk düştü makineye :))



E teyzeyle poz vermeden olur mu hiç :)))



Ve mutlu aile fotosu :)) Kardeşim ve annem :))


Geldik bir 23 nisan postunun daha sonuna :))
Çocuklar melek gibi ,onları izlemek melekleri izlemek gibi ,o kadar huzur verici ....
Kuzumun yeni maceralarıyla karşınızda olacağız bekleyin:)))

11 Nisan 2012 Çarşamba

1 KİTAP 1 FİLM 1 YEMEK :)

ALLAH'IN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN İNŞ..

2 Kitap 2 Yorumdan sonra aklıma bir de 1 kitap 1 film 1 yemek postu yazmak geldi :)
Tam bir sinema filmi adı gibi oldu ama heee:))
Önce kitabımızdan başlayalım her zamanki gibi:)
Bugün iş yerine servisle gelirken bitirmiş olduğum kitabımla tanıştırayım sizi :)

Masonluğun ülkemizdeki tarihçesini mi ararsınız ,Menderes'in idamını mı ? ..
Her daim başımıza bela olan Ermeni çetelerinin bitmek bilmeyen vukuatlarını mı okumak istersiniz, yapılan stratejik hatalarla LOZAN'daki hezimetimizi mi ?..
Ne ararsanız var bu kitapta ..
Yakın tarih hakkında bilmek istediklerinizin bir kısmına ulaşabilirsiniz.
Hakeza bu kitap serinin 2.kitabı ..
Bu seri böyle 6. kitaba kadar gidiyor:)

Filmimize gelinceeeee....


Bu filmi iki hafta önce izlemiştim ama bahsetmek bugüne nasipmiş:))
Kitabını okuyan çok fazla insan var ama ben roman okumadığım için kitabını okumayarak filme gidenlerdenim:))
Filmi FETİH 1453 filminin reklamlarında görmüş ve reklamlardan etkilenerek çok gitmeyi isteyerek gitmiştim:))
Aslında eşim bak bu film iyi değildir benden söylemesi diye ısrar etse de ,ben her zamanki gibi onu dinlemedim :))  ve bir hevesle gitmek istedim :))
Ama ne fragmanlardaki ne de sinema öncesi reklamlarındaki şaşaa dan eser bulamadım..
Film gayet sıradan bir konusu olan ,bazen kopuk ,bazen de gereksiz sahneleri olmasına rağmen vasatın biraz üstünde diyebilirdim..
Kitabı okuyanlar merakla gidip izlemişlerdir ona eminim ama ben pek beğenmedim doğrusu..
Bu kadar sıradan bir konusu olacağını tahmin etmemiştim..
Bir de bu Amerikan filmlerinin bizdeki gibi her mevzunun içine mutlaka bir aşk katmaları bana ayrı bir saçmalık olarak geliyor.
Asıl konudan ve anlatılmak istenenden sapılıyor bence böylece.
Filmler aşksız da bir işe yarayabilir,gişe rekoru kırabilir..
Lütfen filme maydanoz gibi aşk sıkmayın da ağzımızın tadıyla yiyelim dimi ama :))


Geldik yemek bölümüne..
FIRINDA KARNIBAHAR..

Bloğu açtığımdan beri izlediğim bir kaç yemek bloğu var..
Ve akşam evde karnıbahar olduğu için ,bir karnıbahar tarifi denemek istedim:))
Bloğu açtığımdan beridir hep bir sürü tarif denemek istiyorum ilki bugüne nasipmiş..
Gerçekten de blogta tarif edildiği gibiymiş yasemini tebrik ediyorum..
Bazen bazı tarifler tam tutmayabiliyor ya da görüntüsü hoş olmayabiliyor ..
Ama bu tarif blogta gösterildiğinin aynısı ve lezzeti de bir harika..
Değişik ,hoş ve bir o kadar da görüntüsü süslü bir lezzet..
Benim yaptığım şekliyle karşınızda ...
Yasemin tekrar ellerine sağlık ..
Tariflerini deneyeceğime emin olabilirsin:))
Tarif için TIK TIK :))

Herkese bol postlu günler ....
ALLAH'A EMANET OLUN ..


İLK MİMİMMMMMMMMMMMMMM:)))

Amanın o da ne mimlenmişim:))
Bu benim ilk mimin vatana millete hayırlı olsun :))
Bloğu ilk açtığım zamanlarda diğer bloglara göz atarken meşhur mim olayını farkettim.
Mimleyen mimleyene ...:))
Dedim ki ne ola acep bu mimlenme işi :)
Meğer soru cevaplamakmış :))
Beni ilk mimleyen ŞİRİNE me teşekkürlerimi bir borç bilerekten soruların cevabına geçiyorum o vakit:))
1) Yemek olsam ne yemeği olurdum?
 Cevap:Tabiki karnıyarıııııııııııııııııııııııııııık ..


Patlıcanın tüm türevlerini seviyorum ben yaaa..Musakkası ,kebabı ,şakşukası ...
IIIIIMMM .Kim sevmez ki patlıcanı ..:))
Hele bir de fırındayken kokusu tüm apartmana yayılır da herkesin iştahı kabarırya değmeyin o anın verdiği keyfe...:))

2) Müzik aleti olsam hangisi olurdum?


Cevap: Kesinlikle keman olmak isterdim ..
Keman çalmayı bilmiyorum ama en çok sevdiğim müzik aleti..
Bazen hüzünlü ,bazen coşkulu ama asil ve kendinden emin bir sesi var kemanın ..:))
Hüzünlü de çalsa ,coşkulu da çalsa her zaman her insanın ruhuna hitap edebilecek bir enstruman..:)))

3) Araba olsam hangisi olurdum?
Cevap: Sİyah bir lamborghini olurdum .İşte böyle ..

Dünyada çok az kişinin sahip olabilceği ,her türlü gelişime ve değişime açık ,nadide bir parçadır lamborghini..
Uçak gibi hızına ne demeli..:)
Her yere yetişmesi ...
Herkes hayalinde bir lamborghini sahibi olmak ister ama çok az insan ona sahip olabilir..:))

4) Aylardan hangisi olurdum?


Cevap: Doğduğum ay olan Eylül tabiki ..
Ne çok soğuğu severim ne çok sıcağı..
O yüzden yazdan kalma sıcakların devam etttiği ,ama bir yandan da serin günlerin başladığı ,yaprakların sararıp yerlerde uçuştuğu ,çocukluğumuzda yaptığımız sonbahar resimlerindeki gibi rengarenk ağaçlardan oluşan ahengin tadını başka hangi ay verebilir..:))
Zaten profilimde de yazıyorya ,ben bir sonbahar insanıyım diye..
İşte burda da karşıma çıktı :))

5) Ayakkabı olsam hangisi olurdum?

Cevap: CONVERSE ,CONVERSE ,CONVEEEEEEEEEEEEEEEEEEERRSE...
Converse siz çıkmam abi:))))))))))))))))))))))
Ama öyle klasik converse lerden değil ..
Nerde zıttırı pıttırı ,deli dolu bi converse varsa işte onlardan :))
Yani şekil a da ki gibi:))


Var mı onun kadar rahat ,ferah bir ayakkabı modeli daha ..
Her giyenin ayağını ağrıtmadan saatlerce yürütebilecek bir ayakkabı varsa o da converse değil mi :)
Issız adaya düşsem yanımda ilk istediğim eşya kesinlikle converse lerim olurdu....:))))

6) Kıyafet olsam hangisi olurdum?
Cevap:Tasarım harikası bir kıyafet olurdum ..:)))

Özenle seçilmiş renkler ,en bulunmaz kumaşlar ,en özenli dikimler ....
Ve de hayal gücün sınırsızlığının ifadesi.
E tabiki böyle bir kıyafeti diken de onu incitmemek ,üzmemek ,kırmamak ve kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır öyle değil mi :))))

7) Renk olsam hangisi olurdum?
Cevap:Kırmızııııııııııııııııııııııııııııııııı....


Kaç tane kırmızı kıyafetim var bilmiyorum ama bir dükkanda hep elim kırmızıya gidiyor :))
E YAKIŞIYOR da ama ne yapayım:))
Ben yakıştıranların yalancısıyım:))


Sanırım kırmızı dinamikliğin ,canlılığın ,mutluluğun ,azim ve kararlılığın simgesi olduğu için..:))
Dikkat çekiciliği de var ama neyyyyyyse:)))))


8) Hayvan olsam hangisi olurdum?
Cevap:Tavuskuşu...



Soyu tükenmekte olan bir kuştur tavuskuşu :)
İslamda da çok kullanılan bir figürdür..
Bolluk ,mutluluk ve ferahıtemsil eder..


9) Şu an okuduğum kitabın 137. sayfasında neler var?
Türkiyenin Amerika yörüngesine girme sürecini anlatıyor..

Aboooo ne zormuş mimlenmek ..Çok yoruldum kaçıyorum :)))
Hadi kalın sağlıcakla ..

6 Nisan 2012 Cuma

BU KADAR MI GÜZEL OLUR GÜVERCİNLER YARABBİM !

Tekrar merhaba ..
Postları ayrı ayrı yazmak daha çok hoşuma gidiyor benim nedense ..
Uzun uzadıya okumak sıkıcı olur gibi geliyor..
O yüzden bugünki 2.postuma geçiyorum hemen :))
Bugün mübarek bir cuma günü ve ben o halet-i ruhiye içerisindeyim.
Bu güzel günde YÜCE RABBİMİZİN yarattığı güzelliklerden sadece bir tanesi olan güvercinlerden bahsetmek istedim size ..
İş yerindeki odamın penceresinden kesitler sunacağım size bugün:))
Yiyemediğimiz ,arta kalan ekmekleri ,simitleri penceremizin kenarına gelmeyi alışkanlık edinmiş güvercinlere veriyoruz..
Yazık hayvanlar öyle aç ki ,biz ekmekleri bırakır bırakmaz üşüşüyorlar başına..
Ben de bu güzel anları çekmek istedim ..
Çünkü güvercinlerin o hali hem içimi çok burkuyor hem de çok hoşuma gidiyor..
Hem tedirginler ,hem de aç ..
Ne kadar tedirgin de olsalar bir tutam ekmek için mecburen geliyorlar penceremize..
Dünyada herşey ALLAHın bir nimeti ,bir güzelliğini gösteriyor insana ..
Bu güzel hayvanlar bile ALLAHın merhametinden nasibini öyle almışlar ki ,duruşları ,uçuşları bile YARATICI yı hatırlatıyor insana...
Huzur veriyor ..


Ben fotoğraflarını çekerken ürktüler ,sağdaki nasıl da bakıyor pencereye ürkerek ..
Ürkütmek istememiştim ama azıcık yaklaşsan da ürküp kaçıyorlar..
Bi kısmı ekmekleri yerken bir kısmı kenar tarafta kaçmaya hazırlanıyor ..



Ve işte kaçarlarken yakaladım bir tanesinin o anını hemen çektim ..
Nasıl da korkuyla çırpıyorlardı kanatlarını ..


Çok fazla resim çekip iyice ürkütmek istemedim ,yazık hayvanlara ..
Rahatça karınlarını doyursunlar diye geri geri çekildim ,ben geri çekilir çekilmez uçup gittikleri pencereye hemen yeniden dadandılar..
Ve uzaktan zoomladığım fotoğrafta nasıl rahatça yemeklerini yiyorlar görüyorsunuz ...

Güvercinler öyle güzel hayvanlar ki çok seviyorum onları ..
Kedi köpekle aram yoktur hiç ama böyle güvercindir ,balıktır çok severim ..
Daha zararsız ve masum geliyorlar bana nedense..
Her gün geliyor bu yavrucaklar penceremize ..
Biz de doyuruyoruz onları ,eli boş gönderirmiyiz..
RABBİM bizim de elimizi hiç boş döndürmesin bu güvercinler gibi inş.
En ihtiyacımız olduğu anda karşımıza öyle güzel fırsatlar çıkarsın ki bizi isyandan korusun .AMİN..
Hepinize güzel günler ,mutlu saatler diliyorum..
DUALARIMIZIN KABUL OLMASI DİLEĞİYLE HAYIRLI CUMALAR..

KUZUCUĞUN YANINDAN GELDİM:))

Merhaba ,merhaba ,merhaba...
Dün yine anacağımın yanına gittim ..
Neler yedim resmini çekmedim ama menüde karnıyarık ,pilav ,yoğurt ,salata vardı :)
Özellikle bu sefer az yapmasını istedim .
Çünkü annemde yiyip gelince günlerce kendime gelemiyorum ,midem taş gibi oluyor :))
Gözleme yaparım diye yufka almış ama onu da sabah işe giderken yaptı koydu çantama sağolsun ..
Elleri dert görmesin..
Tadını anlatmama gerek yok sanırım :))
Gelelim kuzuya..
2 gündür bizim kuzucuk anne babasına rahat vermemiş ..
Günlerdir hasta ,kreşe de gidemiyor ,evde iyice canı sıkıldı ,oyun arkadaşı arıyor ,yok..
Anneme teyzem ne zaman gelecek diye sormuş.
Annem de geçiştirmek için bugün gelecek demiş..
Amanın çarşamba günü zehir etmiş herkese o günü..
Ne öğlen uykusuna yatmış ne gece uykusuna..
Annesini aramış demiş ki :Teyzem otobüste bize geliyor ..
Kardeşim de annemi aramış ablam bize mi geliyor bu akşam diye ,annem de yok ben geçiştirmek için söylemiştim ama daha kötü oldu  ,şimdi dört gözle onu bekliyor demiş.
Öğlen uykusuna teyzem gelecek banane yatmam ,o gelsin öyle diye yatmamış.
Akşam deseniz 2 kere yıkmış apartmanı :))
Ağlaya ağlaya tepinmiş kuzucuk ,bana yalan söylediniz teyzem yok gelmedi ,beni kandırdınız diye..
Gece de saat 2 ye kadar uyutmamış kimseyi ,teyzem gelecek uyumayacağım diye,gelirse mutlaka beni kaldır diye de bin kez tembih etmiş annesine :))
Bi türlü zaptedememişler..
Bana da trip atıyor ,küsüyor kerata ..
Gelmedin kandırıyorsun beni diye..
Benim içim dayanır mı hiç ..
Dün ben de pılımı pırtımı topladım gittim :))
Kuzucuğun en sevdiği şey doğum günü pastası ..
Mum yakıp onları üfleyip ,herkesin alkışlamasına bayılıyor ,ölüyor yavrucak.
En büyük sevinç kaynaklarından biri diyebilirim.
Ben de her gittiğimde mutlaka pastasını alıp gidiyorum ,çünkü biliyorum gidince hani pasta diyecek ...:)))
Pastayı görünce yüzündeki mutluluğu ve gülücükleri görmek herşeye değer...


Kuzucuk üflemeye hazırlanırken :))



Nasıl da üflüyor bakar mısınız :))



 Maytaplar biraz ürküttü kuzucuğu ..
Bir yandan ürkenken bir yandan da çok hoşuna gitti ..

Geldik bir kuzucuk hikayesinin daha sonuna :))
Eskiden Ayşegül evde ,Ayşegül tatilde serileri vardı ..
Bizim kuzunun da serisi olacak bu gidişle sanırım burada :))
Sabah işe gitmek için evden çıkarken yakalandım kuzuya..
İşe gidiyorum onu bırakıyorum diye küstü konuşmadı benimle..
İnş. kısa zamanda unutur da ben de rahatlarım..

2 Nisan 2012 Pazartesi

ÜZÜM ÇEKİRDEKLİ SABUN

Günaydın blog dünyası:))
Herkese mutlu ,sağlıklı ,huzurlu günler diliyorum.
Sabahın bu saatinde sizleri uzun zaman sonra kavuştuğum üzüm çekirdekli sabunumla tanıştırmak istedim.
Kil maskemi aldığım aktardayüzümü yumuşacık yapacak tamamen doğal ,kimyasal barındırmayan bir sabun istemiştim ..
Aktar ziraat mühendisiymiş ,bana bu bu sabunu önerdi.
Maskemle birlikte sabunu da alıp gelmiştim eve :))
Aslında ilk defa maske ve sabun alıyordum biliyor musunuz :)
Yüzümde herhangi bir sorun olmadığı için hiç maske kullanma ihtiyacı da hissetmedim . Fakat artık küresel şartlardan ,yaz mevsimindeki toz topraktan suratımın tozdan ve yağdan arınması gerektiğine kanaat getirip her sabah kullanabileceğim bir sabun ve her hafta yapabileceğim bir maske arıyordum.
Aktar da derdime derman oldu gerçekten ,bir kez daha tebrik ediyorum kendilerini.
Hem maskeden hem de sabundan aşırı derecede memnun kaldım..
Öyle ki dün gidip 2.lerini aldım :))
Daha önce sabunu tanıtma imkanım olmamıştı bugüne nasipmiş..
Her sabah rahatlıkla yüzünüzü yıkayabileceğiniz ,yüzde ipeksi bir dokunuş bırakan ,yüzü yağdan arındıran ve yağlandırmayan bir sabun bu ..
Bu sabah o ipeksi dokunuşu yeniden hissetmek harikaydı emin olun.
İçerisindeki üzüm çekirdeği hücre zarlarını güçlendirebilmekte ve hücreleri oksidatif hasardan koruyabilmektedir. Antioksidan özelliği ile kimyasal zehir atıklarını temizleyebilmekte, toksinleri temizleyerek cilde canlı ve taze bir görünüm verebilmektedir. Böylelikle sağlık için zararlı olan serbest radikallerin cilt ve kanda meydana getirdiği zararları önleyebilmektedir.
Deniz tuzunun ise faydalarını bilmeyen yoktur zaten ..Ölü derileri bir güzel atarken ,gözenekleri temizliyor ...
Ya zeytinyağına ne demeli ..
Bu kadar faydalı bitkinin bir arada bulunduğu bir sabundan da yüksek performans beklenmez mi zaten :)))
Üretici firmanın Türk firması olması da ayrıca mutlu etti beni ..
Demekki biz de doğal sabunlar maskeler üretebiliyormuşuz ve ne kadar kaliteli oldukları ,piyasadaki kozmetik firmalarının kimyasallı ürünlerini kullanmaktan bizi nasıl kurtardığını test ettim ,onayladım ..

Şiddetle öneriyorum ,bir alın deneyin ,pişman olmayacaksınız ..
Hepinize tertemiz ciltli günler diliyorum :))

DOĞUM GÜNÜ SOFRASI

Herkese merhaba.
Dün ,yani 1 Nisan biricik eşimin doğumgünüydü..
Aslında kafamdan bir yerde brunch ayarlamak vardı ama hem arabamız olmadığından (arabasızlık zor iş yaa,, bu günlerde anlıyor insan , sattık ama en kısa zamanda yenisi almak dileğiyle inş:)) mekanlar bize bayağı bir uzak kalıyordu ,eşim haftasonları sabah yürüyüşüne çıktığından o yorgunlukla tekrar dışarı çıkmak istemeyeceğini düşündüğümden , hem de sabahları çok yiyemediğimizden ( çok yiyince rahatsız ediyor çünkü )  evde bir kahvaltı sofrası hazırlamaya karar verdim.
Sabah eşim uyanıp hazırlanırken gözüm kapalı evden çıkmasını bekledim:)
Kapıyı kapatır kapatmaz ,fırladım yerimden ..
Saç baş dağınık bir halde koyuldum hemen poğaçanın hamurunu yoğurmaya :))
Malum mayalanması gereken bir süre de olduğundan hemen yoğurup kenara bırakmam ve diğer işleri halletmem gerekiyordu :))
Eşim genelde sabah 8 de çıkar 9:30 gibi gelir yürüyüşten..
Ben de bu 1,5 saatte hem sofrayı hazırladım ,hem etrafı toparladım ,hem dağınık saç başa bir çekidüzen verdim:))
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim ben az yapmışım gibi hissettim ama biz mi az yiyoruz sofradakileri bitiremedik :))
Bir posta yedik sonra 1-2 saat ara verip tekrardan çay demledim ,tekrar yedik:))
Önce sofranın genel görüntüsü :))



 Kocamaaaaannn bir yaşta pasta almaktansa 2 kişilik bir pasta almayı tercih ettim .
Çünkü ben ne kadar koca pastayı bitirebilecek kapasiteye sahip olsam da ,sürekli onu bitirme ile cebelleşecek ,gelip gidip yiyecektik :))
Bu 2 kişilik minik pasta bile fazla fazla geldi ikimize ,eşim bi kısmını bana havale etti :))



Uzun zamandır yapmadığım mayalı poğaçalarım ...
Bi bu kadar daha tepside vardı ,geldik gittik yedik:))
2 tanesini de işyerinde öğlende yemek üzere çantama attım ,şuan yenmeyi bekliyorlar :))


Çiçeksiz olur mu hiç :))
Eşimin tabağına bırakılmış güllerim..


Bu nacizane sofrada yavaş yavaş kahvaltımızı yaptık ...
Ara verdik öğleden sonra yine yedik :))
Derken gün akşam oldu ..
İyi oldu ama ,başbaşa geçirmek daha ii oldu sanırım ,hakeza dışarda olsak böyle başbaşa kalamazdık ..

Geldik son söze:))...
Hayatımda verdiğim en doğru karar olan biricik eşimle evlenme kararımın ne kadar doğru olduğunu bir kere daha hatırladım bu günde..
Çok şey yazmak istiyorum buraya ama onlar özel kalsın ,özel olan kişide ,biricik eşimde kalsın istiyorum .
Maazallah nazar değer sonra ..
Canımın içi ,ruh eşim ,iyi ki doğdun ,iyi ki benim oldun ...
Nice yıllara ,hep beraber ,el ele ,omuz omuza ,sevgiyle yürümek dileğiyle.
Yüreğimin sahibine kocamannnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn sevgilerle...