29 Şubat 2012 Çarşamba

Karnia Günlükleri :))

Sinemalarda oynayan Narnia Günlüklerine benden de  bir uyarlama geldi.Karnia Günlükleri.
Gerçekten bu sene kış öyle uzun sürdü ve kar öyle çok yağdıki ,kar günlüğü tutacak hale geldik :))
Bu sabah kalktım amanın o da ne ,her yer kara esir olmuş durumda.
İş yerimin servisi gelmeyeceğini herkesin kendi imkanları ile işe gitmesini bildirmiş.
Dışarı çıktım ,her yer buz ,tek bir vasıta bile geçmiyor.
Biraz bekledikten sonra harala gürele bir dolmuşa atıverdim kendimi ,atmasaydım zaten rahat 1 saat dolmuş beklerdim o soğukta.
Gerçi o kadar bile beklemem yetti ,biraz daha bekleseydim kardan adama dönüşecektim ..
Eskiden karı özlemle beklerdik.
Şimdi ise illallah edip keşke yağmasa diyoruz ,bıktırdı kendinden valla.
İşe gitmek problem ,dönmek ayrı problem ,yollarda geçen saatler vs insanı gerçekten yoruyor.
Sabah işe geldiğimde yüzüm kıpkırmızı idi ,gözlerimdeki yorgunluk hala geçmiş değil .
Akşama kadar kar yağacakmış ANKARADA.
Bu da heryer iptal demek .O yüzden mesai bitimini beklemeyip erken çıkıp eve gitmeyi düşünüyorum.
Nitekim dün akşam servis yarıyolda bıraktı bizi ve zar zor gittik evlerimize ..
Bugün aynı sorunu yaşamayı hiç ama hiç istemiyorum.
Karın Tek güzel yanı ortaya harika görüntülerin çıkması idi.İşte bir iki kar fotosu .:))
Bizim kurumun bahçesi adeta kartalkayaya dönmüş :)))



Bu da evin önü :))
Sabah bu görüntüyü görünce iptal oldum zaten :))

Avrupa Handikapı..

Hemen her gün tvlerde ,internette ,dergilerde,  kitaplarda tartışır olduğumuz Avrupa modernitesine değinmek istiyorum bugün biraz.
Artık heryerde öyle çok konuşulur oldu ki bu konu ben de iki çift laf edemeden duramadım.
Ülkemizde ahlaki yozlaşmanın tavan yaptığı bir dönemde yaşıyoruz.
Çoğumuz kendi bakış açımızdan konuyu değerlendirip yorumlandırıyoruz.
Ancak unuttuğumuz,belki de göremediğimiz şeyler var.
Peki gerçekten ahlaki yozlaşmamızın sebebi ne ? Avrupa gerçekten pembe panjurlu ev  mi ?
Ülkemizdeki ahlaki yozlaşma yeni değil ,yıllardır kurgulanan ve görüyoruzki gayet güzel başarıya ulaşmış bir oyunun parçası...
Biz de kek gibi bu oyuna gelip tüm ahlaki değerlerimizden sıyrılıp yaşamaya başladıkça herşeyi doğal ,herşeyi mübah görmeye başladık.
Avrupayı medeni olarak görmek gerçekten hiç tarih bilmemek ,siyaset bilmemek ,ekonomi bilmemek ,hiçbir şey bilmemek demek.
AvrupayA özenmek hele daha da komik.
Avrupaya medeniyeti öğreten biziz .
Onlar dünya tarihinde hiç bir taşları yokken dünya tarihini kendilerince yazıp ,Avrupa tarihini bize dünya tarihi diye yutturup beynimize işlediler.
Bütün medeniyeti bizden alıp şimdi bize satıyorlar.
Zamanında bizden aldıkları medeniyeti de biz şimdi hayretler içerisinde onlara özenerek apışıp kalarak anlatıyoruz.
İçi boş bir avrupa özentisi ve her konuda "aaa avrupa şöyle avrupa böyle "demek ezbere bilgilerden ahkam kesmek demek bana göre.
Çünkü birazcık tarih okusak en azından kendi tarihimizi ,dünyaya medeniyeti öğretenin biz olduğumuzu anlayacağız ama malesef biz sadece birbirimizi yemekle meşgul olup duruyoruz.
Avrupada insan hakları çok gelişmiş sanıyoruzya bu da ayrı bir komedi.
Avrupanın durumu bizden katbekat içler acısı.Sadece görünüşte öyle.
Avrupa'da aile önemini yitirmiş, din ahlakına cephe alınmış, namus, şeref gibi kavramlar yok olmaya yüz tutmuştur. Din ahlakından uzak bir yaşantının sonucunda vicdanlar körelmiş, adalet, merhamet, sadakat ve vefa gibi güzel ahlak özelliklerine rastlanamaz hale gelinmiştir.
Onların sistemleri farklı ,onların inançları farklı ,onlarda bizdeki gibi gayrı meşru hayat gayet normal kabul ediliyor , o yüzden de medeni görünüyorlar ,bumudur medeniyet.
Biz de bunu medeniyet olarak algılıyoruz.
Bir çok ülkede uyuşturucu kullanmak serbest ,fuhuş serbest ,sanatçılarından normal insanına kadar hepsi bir batağın içerisinde..
Bize de bunu medeniyet diye sunuyorlar biz de bal gibi özenip öyle hayatlar yaşamak istiyor ve buna da insan hakları diyoruz.
Avrupa kendi haline yansın .
Biz bize yapılan oyuna kanıp da onların durumuna düşmeyelim de ,onların medeniyeti kendilerine kalsın .
Avrupaya özenmek yerine içimizdeki güzellikleri keşfetmek en güzeli.
Bizim öyle güzel değerlerimiz varki.
Bizdeki mevlana yunus kimde var..
Dünyanın dört bir yanından kendini medeni sanan ,ruhları boş ve maneviyata aç bir sürü avrupalı gelip bizim değerlerimize hayranlıkla bakıp geri dönüyor .
İçlerinde dolduramadıkları boşluğu bizim değerlerimizle dolduruyorlarken bizim hala onlara imreniyor ve en ufak bir insan hakları meselesinde onları örnek gösteriyor olmamız şaşılacak gibi değil ..
Son tahlilde Necip Fazılın çok sevdiğim bir cümlesiyle bitirmek istiyorum sözlerimi ve diyorum ki umarım hepimizde bir gün daha fazla tarih bilinci ,daha fazla maneviyat gelişir ki kendimizin farkına varıp başkalarının kuklası olmayalım..

Sen ki, bir sapık ırza geçse nefret kusarsın; Milletin ruh ırzına geçerler de susarsın !"

Necip Fazıl Kısakürek

25 Şubat 2012 Cumartesi

yeni alışveriş ..

Bu şaheserleri alelacele alışveriş yapmak için gezerken rastgele gördüm:) Kendime bu tarz bir bot almayı  kafamda kurgularken  aaa o da ne ,bu kadar olmaz dedim yani:) Çizdiğim modelin aynısı resmen :) Bir hışımla girdim dükkandan içeri..Hemen 38 ini aradım ,buldum denedim ,yok bi 37 ye bakayım dedim ,bi süre emin olamadım filan klasik bir şeyi beğenmeme ,beğenmeye çalışma modumda kaldım her zamanki gibi ..Sonra 38 de karar kıldım ve hemencecik ona sahip olmak istedim.Bir de kasada etiket fiyatından biraz daha düşük çıkınca fiyatı ,değmeyin keyfime :)) Meğer o gün tekrar indirime girmiş ,o da bana denk geldi ,bir sevindirik oldumki anlatamam :)) En kısa zamanda kombin yapacağım ..
Buyrun botum karşınızda ama  çok bakmayın nazar değmesin:)

      


Oldum olası kovboy kıyafetlerine bayılırım.Kovboy çizmeleri ,şapkası,yeleği vs tam bana hitap eden şeyler .Giyemiyorum ama olsun :))
İlk defa bir kovboy yeleği aldım  o da yeter:)))

24 Şubat 2012 Cuma

çekiliş..

Siyah çanta delisi olarak bu çantaya bayıldım ve çekilişe katıldım ..Kısa öz de açıkladım .Söze ne hacet .Herşey bir tık ötede ..
Buyrun:)

22 Şubat 2012 Çarşamba

işte mucize kil maskesi

Bugünlerde nette peeling üzerine yazılar okurken kendi peelingimi yaptığım kil maskesini size şiddetle önermeye geldim :)) Aslında bu maskeyle tanışmam bir çok arkadaşımın kil maskesini önermesiyle başladı.Önerenler genelde toz halinde alıp kullanıyorlarmış ama ben aktara sorduğumda krem bazında bu doğal ve içerisinde hiçbir kimyasal madde bulunmayan maskeyi önerdiler bana ..İlk uyguladığımda hemen farkı farkettim ..Yüzüm daha bebeksi ve yağlardan arınmıştı.Daha sonraları minicik bir sivilcem çıkmak üzereyken hemen denemek istedim ve sivilce çıkmak üzereyken maskeyi yaptıktan sonra kurudu gitti.Anladımki yüzdeki yağı gerçekten emiyor ve sivilce oluşumunu engelliyor ,çıkmaya yakın kullanırsanız da yüzünüzden silip atıyor..En azından bende öyle oldu ..İçeriğine gelince sadece Melisa Yağı, Havuç Yağı, Kayısı Yağı, Limon Yağı, Papatya Yağı, Defne Özsuyu ve Kil
barındırıyor..Bu da tamamen bitkisel olduğunun kanıtı..
Piyasada satılan kozmetik firmalarının ne kadar doğal deseler de ürünlerinin içerisinde mutlaka kimyasal var ....ve bu ürünleri ben kullanmıyorum.Çünkü yüz çok hassas ve önemli bir bölge.Umarım bu maske size de
bir fikir olur..